Dialogçulara İki Örnek İKİ DİYALOG - Askerin biri, bir subayın yanında emirberiymiş. Onların hızmatını yaparmış. Evlerinde bir de inek varmış. Subay akşam eve gelirken, hanımda oturur inek sağarmış. Her akşam aralarında şöyle bir konuşma olurmuş: Subay seslenirmiş: - Hanım.. Hanım cevap verirmiş: - Efendiiimmm… Bir efendim deyişi varmış ki, ehh! Sanki ağzında bi sorkum şekeri var da , sordukça şekerleniyo… Sonra subay sorarmış: - Ne yapıyorsun? Hanım ballandıra ballandıra cuvap verirmiş: - İnek sa…ğı…. yo…. Rummm…. Subay dermiş: - Ben o sütü çalarım… Hanımda: - Bende sana gaçarım… dermiş, gülüşürlermiş…. Bizim asker ağa buna pek özenirmiş… Subay ile hanımının bu şekilde konuşmalarını ağzı açık dinlermiş. Askerinde memleketinde bir hanımı varmış.. Kendi kendine dermiş ki; Aahhh şimdi memlekette olsaydım, hanımımla böyle sohbet edip, gülüşseydik… Gel zaman get zaman, asker teskeresini alıp köyüne gelmiş… Birgün hanımı inek sağarken yanına varmış. Gülerek seslenmiş: - Hanım… Hanımı başını kaldırıp bakmış: - Ne var lan ? demiş… Asker bi bozum olmuş, emme sesisini çıkarmamış: - Ne yapıyorsun? Diye sormuş. Hanımı herslenmiş: - Körmüsün inek sağıyom, demiş… Asker içinden; ‘’Dilini eşek arısı soksun… Gomutanımın hanımı gibi ince ince, nezik nezik, datlı datlı cuvap versene’’ Sonra sesini yumuşatmış; - Ben o sütü çalarım demiş.. Hanım doğrulmuş; - Hadi çalda gören… O zaman bende bu kazanı senin gafana çalarım demiş…
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL |